TR-109 Kıyamet Distopyası

TR-109 Kıyamet Distopyası

Büyük Savaş’ın ardından tüm canlı hayatı neredeyse yok olmuştu. Dünya radyasyonla kavrulurken “Şirket” kurtulanlara kubbelerin altındaki muhteşem şehirlerde kusursuz bir düzen kurmuştu.

Yapay zekâ, robotlar ve çocukken hafızaları silinerek eğitilen hizmetliler. Hizmet süreleri bittiğinde emekli olarak kubbeli şehirlerde ölümsüz bir hayata kavuşuyorlardı. Şirket bu isimsiz gençleri kod numaraları ile tanımlıyordu.

Arkadaşlarının Big T dedikleri TR-109 kusursuz düzeni korumakla görevli askerlerdendi. Ancak sıradan bir keşif görevi hem Big T’nin hayatını hem yeni dünya düzenini alt üst edecekti. Bu ütopik cennet hangi karanlık sırların ve ölümcül günahların üzerine kurulmuştu?

Ustaca oluşturduğu tarihî ve fantastik kurgularıyla tanınan Yazar Erhan Akhan bu defa geleceğe uzanıyor. TR-109 Kıyamet Distopyası hiç düşmeyen aksiyon temposu, sürükleyici olay örgüsü ve düşündüren bilim kurgu evreniyle okuru, gerçeğin göründüğünden çok daha tehlikeli olduğu bir geleceğe davet ediyor.

Kitap Detayları

Yazar
Çizer
EditörEmel Nermin Temel
Yaş Grubu
Kategori
Sayfa Sayısı176
Ebat13,5×21 cm
CiltKarton Kapak
Baskı TarihiTemmuz 2026

Kitabı satın almadan önce incele

ISBN: 978-625-5790-62-0

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

Editörün Kaleminden

Ustaca oluşturduğu tarihî ve fantastik kurgularıyla tanınan Yazar Erhan Akhan, bu defa geleceğe uzanıyor. Roman dünyayı saran Büyük Savaş’ın ardından tüm canlı hayatının neredeyse yok olduğu bir kurguya dayanıyor. İnsanlık ise ancak kubbelerin altında kurduğu kusursuz bir düzenin içinde kendisini güvende hissediyor.

Kitabın ana kahramanı kod adı TR-109 olan kubbe görevlisine, arkadaşları Big T adıyla sesleniyor. Big T, hayatı boyunca kubbelerin dışında yaşam olmadığı gerçeğine inandırılmış bir hizmetli. Dış dünya onun için radyasyon, plantasyon, vahşi hayvanlar ve ölümden ibaret. Görevi ise kusursuz olan bu düzeni korumak.

Ancak sıradan bir keşif görevi sırasında derin bir mağarada karşılaştığı gizemli izler, Big T’nin bildiği bütün gerçekleri altüst etti. Karanlığın içinde başlayan ölümcül çatışmanın ardından gözlerini bambaşka bir dünyanın ortasında açtı TR-109. Bu dünya, kendisine öğretilen hiçbir şeye benzemiyordu.

Camide tanıştığı Hasan ile ettiği sohbetler Big T’de farklı ufukların oluşmasını sağladı. Camide Kur’an mealini okurken karşılaştığı İsra Suresi’nin 85. ayetinde olan anlam onu çok etkiledi: “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: ‘Ruh Rabbimin emrindendir ve size pek az bilgi verilmiştir.’”

Biraz da kitabın önemli karakterlerinden bahsedelim. İzak ve Samuel kubbede kurulan güvenli hayatın mimarları olan baba ve oğul olarak çıkıyor karşımıza. Kötü karakterleri, onları sınır tanımayan bir hayat tarzına sürüklemiş âdeta. En iyi adamlarından biri çatışma sırasında kaybolduktan sonra tekrar kubbeye dönmeyi başarıyor. Tabii ki bu, Big T… Ancak onun artık bildiği şeyler İzak ve oğlunun kurduğu düzeni tehdit edecek türden… İşte bu yüzden Big T’yi ortadan kaldırmayı düşündüler. Kubbede doktor olarak görev yapan kadın görevli, Big T için çok özel biriydi. Her şeyi onunla mutlaka konuşurdu. Kaptan, Thor, Taksi Boy, Kurt Adam, Ahmet Aslan, Metin ve daha niceleri. Her biri geleceğin izlerini taşıyan bazıları klonlanmış insan türleri… Saç renkleri, gözleri, ten renkleri, yüzleri farklı farklı da olsa kıyamete doğru giden dünyanın son insan nesilleri…

Big T, Türk Başkan Ahmet Aslan’ın Toroslar Dağı’nda kurduğu güvenli bölge hastanesine nasıl geldi? Başkan onu gerçeklere inandırabildi mi? Big T kubbeye neden döndü? Kubbede Big T’yi kimler öldürmek istedi? Big T asansörle indiği klon merkezinde hayatının gerçeğiyle nasıl yüzleşti?

Bir yanda genetik teknolojilerle şekillenen kusursuz bir ütopya, diğer yanda küllerinden yeniden doğmaya çalışan gizli bir medeniyet…

Geçmişin sırları, insanlığın geleceği ve gerçek özgürlüğün anlamı için başlayan mücadelede Big T, hangi tarafı seçti? Peki hayatta kalabildi mi?

TR-109 Kıyamet Distopyası, hiç düşmeyen aksiyon temposu, sürükleyici olay örgüsü ve düşündüren bilim kurgu evreniyle okuru, gerçeğin göründüğünden çok daha tehlikeli olduğu bir geleceğe davet ediyor.

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • Farklı bir evren ve gelecekte kurgulanan hayatlarla ilgili bilgi verir, gençlerin bilim kurgu evrenine nasıl bakmaları gerektiğini anlatır.
  • Gelecekte canlıları yok eden Büyük Savaş vurgusu günümüzdeki hayvan, bitki ve insan gibi canlıların varlığının ne kadar önemli olduğunu hatırlatır.
  • Big T’nin kendiyle yüzleşme sahnesi ve tüm yaşadıkları, birilerine koşulsuz şekilde güvenmeden önce araştırma yapmak gerektiğine dikkat çeker.
  • Arkadaşlarının hayatları pahasına Big T’ye yardım etmesi dostlukların ve paylaşmanın ne kadar kıymetli olduğunu anımsatır.
  • Dünyanın geleceğine dair verilen detaylar, gençleri ülke tarihlerinin geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında araştırma yapmaya teşvik eder.
  • Her sayfasında merakı canlı tutan heyecanlı maceralarıyla film izleme tadında bir okuma yolculuğu sunar.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

Bana bir Müslüman Türk adı verir misiniz? TR-109 olarak ölmek istemiyorum.” Bu defa başkanın sesi oldukça canlı ve heyecanlı çıktı: “Evlat! Sana Mehmet ismi yakışır. Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın adından gelir, Türk askerinin hem adı hem namıdır.” “Mehmet,” diye tekrarladı. Artık sesi iyice zayıflamıştı. “Güzel… Miş. O’nun gibi… Güzel…

Yazar Erhan Akhan Hakkında

1971 yılında Çanakkale’de dünyaya geldi. Ortaöğretimini Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamladıktan sonra sivil hayatı tercih etti ve lisans eğitimini. Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamladı. Askerlik öncesi iki yıl kadar MÜSİAD’da çalıştı. 1997 yılında kurduğu reklamcılık şirketiyle ticari hayata atıldı. Okul dergisinde şiir ve hikâyeleri, bir süre çıkarttığı yerel bir gazetede de makale ve araştırma yazıları yayınlandı.

2014 yılında hayalini kurduğu kitapları yazmaya başladı. İlk romanı olan “Selçuklu Arslanı” 2015 yılının Kasım’ında yayınlandı. Bu eseri diğer altı romanı takip etti. Tarih, aksiyon, fantezi ve bilim kurgu unsurlarını harmanlayıp, millî ve manevi değerlerimize uygun eserler üretmek en büyük gayesi. Romanlarında yoğun sanatsal betimlemeler yerine aksiyona ve kurguya ağırlık vermektedir. Gençlerle birlikte olmayı seven yazar, satırlarında onlarla buluşmaya devam ediyor. Evli ve biri erkek biri kız, iki çocuk babasıdır.