Ödev Yapmayı Sevmeyen Çocuk

Ödev Yapmayı Sevmeyen Çocuk

KİTAPLARI MİLYONLARCA ÇOCUĞU KIKIR KIKIR KIKIRDATAN HATİCE KÜBRA TONGAR’DAN MÜTHİŞ BİR MACERA!

Bazı çocuklar ödev yapmayı sevmiyor olabilirler. Ama sorun bakalım neden! Çünkü onlar farklı şekillerde öğrenebiliyorlar da ondan!

Biri hareketli, biri kekeme, biri otistik, biri dikkati eksik, biri hayalci, BEŞ ÇOCUK!

Çılgın bir ÖĞRETMEN!

Traktörden bozma bir ZAMAN MAKİNESİ!

Ve ödev denen illeti ortadan kaldırmak için yola çıkan KOCA YÜREKLİ BİR EKİP!

Hazırsanız, macera başlıyor!

Görevimiz: Ödevleri yok etmek!

Kitap Detayları

Yazar
Çizer
EditörAyşe Çetintaş
Yaş Grubu
Kategori
Sayfa Sayısı96
Ebat13,5×21 cm
CiltKarton Kapak
Baskı TarihiNisan 2026

Kitabı satın almadan önce incele

ISBN: 978-625-5790-42-4

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

Etiketler: , , ,

Editörün Kaleminden

Hiç düşündünüz mü… Bir öğretmen çıkıp size “Ben de ödevden nefret ediyorum” dese ne hissedersiniz? Gülersiniz değil mi? “Olur mu öyle şey?” dersiniz. Ama bu kitapta oluyor. Hem de öyle bir oluyor ki insan bir an durup “Bir dakika ya nasıl yani?” diyor.

Çünkü bu hikâye, ilk bakışta ödevden kaçan bir çocuğun hikâyesi gibi başlıyor. Ama birkaç sayfa sonra anlıyorsunuz ki mesele ödev değil. Mesele, anlaşılmak.

Bünyamin sadece “ödev yapmak istemeyen” bir çocuk değil. O, görülmek isteyen bir çocuk… Onunla tanıştığınız anda sizi hemen kendi tarafına çekiyor. Çünkü o, alışık olduğumuz anlamda “ödevini yapmayan çocuk” değil. Koşan, tırmanan, deneyen, hareket eden bir çocuk. Ama ne zaman oturması istense, işte orada bir şeyler ters gidiyor.

Kitapta en çok dikkatimi çeken şey şu oldu: Bazen bir çocuk yanlış yaptığı için değil,
yanlış yerden bakıldığı için yanlış görünüyor. Ve yazar tam da bu noktada Bünyamin’i düzeltmeye çalışmıyor. Önce onu anlamaya çalışıyor.

Bünyamin’in dünyasına baktığınızda şunu açıkça fark ediyorsunuz: Onun derdi tembellik değil. Onun derdi hareket etmek isteyen bir bedenin, sürekli oturtulmak istenmesi. Onun derdi başarısızlık değil. Onun derdi, yaptığı şeylerin “başarı” sayılmaması.

Bir çocuğun ağaca tırmanıp bir kediyi kurtarması… Sizce bu bir başarı mı, yoksa “yaramazlık” mı? İşte kitap tam da bu sorunun ortasında bırakıyor sizi.

Derken sahneye Fikret Öğretmen çıkıyor. İlk bakışta klasik bir öğretmen gibi görünüyor ama değil. Çünkü o da bir yerden sonra itiraf ediyor: “Ben de ödevden nefret ediyorum.” İşte hikâye tam burada yön değiştiriyor. Sınıf, okul, ödev… Hepsi bir anda başka bir şeye dönüşüyor.

Bir plan başlıyor. Ama öyle sıradan bir plan değil. Üstelik Fikret Öğretmen bunu parmak sallayarak yapmıyor. Bir laboratuvar kuruyor. Bir zaman makinesi fikri atıyor. Ve çocuklar kendilerini hiç beklemedikleri bir maceranın içinde buluyor.

Okurken bir yandan gülüyorsunuz, bir yandan “bir dakika ya…” diyorsunuz. Çünkü hikâye ilerledikçe mesele sadece ödev olmaktan çıkıyor. Mesele, çocuğun neyi yapabildiğine, neye yatkın olduğuna, nasıl bir dünyaya sahip olduğuna dönüşüyor.

Hatice Kübra Tongar’ın kaleminde alışık olduğumuz o şey burada da kendini gösteriyor: Didaktik olmayan bir öğreticilik. Ders vermeden farkındalık kazandıran bir anlatım.

Çocuk okur için bu kitap  “eğlenceli bir hikâye…” Ama yetişkin okur için küçük bir yüzleşme. Kitabı bitirdiğinizde şunu fark ediyorsunuz: Bazı çocuklar ödev yapmayı sevmez. Ama bu, onların öğrenmeyi sevmediği anlamına gelmez.

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • “Ödev yapmak istemeyen çocuk” etiketinin arkasındaki gerçek duyguları görünür kılıyor.
  • Tembellik sandığımız davranışların altında yatan anlaşılma ihtiyacını hissettiriyor.
  • Çocukların hareket etme, deneme ve keşfetme isteğine güçlü bir vurgu yapıyor.
  • Her çocuğun farklı güçlü yönleri olabileceğini fark ettiriyor.
  • Bir çocuğun güçlü olduğu alanların nasıl gözden kaçabildiğini çarpıcı şekilde hissettiriyor
  • Öğretmen–öğrenci ilişkisini alışılmış kalıpların dışından ele alıyor.
  • Didaktik olmadan düşündüren, güldürürken fark ettiren bir anlatı sunuyor.
  • Çocuklar için sürükleyici bir macera sunarken yetişkinlere de öz eleştiri alanı açıyor.
  • “Başarı” kavramını yeniden sorgulatıyor.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

“Biliyorsunuz, HER ÇOCUK BİR HAZİNEDİR. Muhteşem yeteneklerle dünyaya gelir. Lakin bazı çocukların yetenekleri çok açık ve belliyken, bazılarının yetenekleri sabır ve inançla keşfedilmeyi bekler.”

Yazar Hatice Kübra Tongar Hakkında

Nörobilim doktorantı, uzman psikolog, çocuk gelişimi uzmanı ve aile danışmanıdır. İlk kitabının yayınlandığı 2009 yılından bugüne kadar kitapları milyonlarca okura ulaşmış ve farklı dillere çevrilerek ülke sınırlarını aşmıştır.

Evli, üç çocuk ve iki kedi annesi olan Tongar, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Aile Yayınları’nda bebeklere, çocuklara, gençlere ve yetişkinlere içerikler üretmektedir.

Şu an evine gidip baksak onu ya kitap okurken ya bir şeyler yazarken ya da çocuklarıyla oynarken bulmamız muhtemeldir.