Beklenen 4

Bir Siyer Mangası

Beklenen 4

Türkiye’nin ilk ve tek siyer mangası Beklenen, bizleri Hira mağarasında başlayan muhteşem bir yolculuğa davet ediyor!

Peygamberimizi (s.a.v.) ağlatan olay neydi?

Sütannesi Halime’yi kuraklık tehdidinden kurtarabilecek miydi?

Hira Mağarası’nda yaşanan mucizevi olaylar nelerdi?

Hazreti Hatice ile namaz kılarken, onları gizlice izleyen kişi kimdi?

Hz. Ebu Bekir’in kurtardığı meşhur sahabi hangisiydi?

Peki, Müslümanlar kendilerine yapılan eziyetlere dayanabilecek miydi?

Beklenen, sürükleyici anlatımı ve filmleri aratmayan göz alıcı sahneleriyle kaldığı yerden devam ediyor…

Kitap Detayları

Yazar
Çizer
EditörAyşe Çetintaş
Yaş Grubu
Kategori
Sayfa Sayısı176
Ebat13,5×21 cm
CiltKarton Kapak
Baskı TarihiAğustos 2026

Kitabı satın almadan önce incele

ISBN: 978-625-8828-40-5

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

Editörün Kaleminden

Beklenen serisinin dördüncü kitabıyla birlikte hikâyenin artık çok önemli bir eşiğine geliyoruz. Çünkü ilk üç kitap boyunca adım adım hayatını takip ettiğimiz Peygamber Efendimizin bu kez aile hayatına biraz daha yakından giriyor, ardından Hira’ya ve ilk vahyin geldiği o geceye kadar uzanıyoruz.

Bu seri, Peygamber Efendimizin çocuklarının dünyaya gelişiyle başlıyor. Hz. Hatice ile kurdukları yuvaya, beraberinde gelen sevinçlerine de kayıplarına da şahit oluyoruz. Fakat bir yandan dışarıda bambaşka bir Mekke var. Kıtlığın yaşandığı, köleliğin hayatın bir parçası olduğu, kız çocuklarının hor görüldüğü, putların Kâbe’nin çevresini sardığı bir Mekke… Efendimizin yaşadığı dönemi tarihler ve olaylar üzerinden değerlendirirken bir yandan da daha peygamberlik gelmeden önce bile insanların hayatına nasıl dokunduğunu görüyoruz.

Bir tarafta evinin geçimini sağlayan, ticaret yapan, ailesiyle ilgilenen bir Hz. Muhammed var; diğer tarafta yaşadığı toplumun hâline bakıp düşünen, olup bitenleri içine sindiremeyen bir Hz. Muhammed… Mekke’nin kalabalığından uzaklaşıp Hira’ya çekilmesi de böyle başlıyor. Sessizliği arıyor, düşünüyor, ibadet ediyor. Hz. Hatice ise O’nun bu arayışını anlayan, Hira’da kaldığı günlerde yiyeceğini hazırlayan ve gerektiğinde yardım gönderen kişi olarak yine yanı başında. Sonra o gece geliyor. Cebrail geliyor ve ilk emir duyuluyor: “Oku!”

Buradan sonrası kitabın belki de en heyecanlı kısmı. Peygamber Efendimiz yaşadığı şeyin ağırlığıyla Hira’dan evine dönüyor. Korkuyor, endişeleniyor ve Hz. Hatice’ye sığınıyor. Hz. Hatice’nin O’na verdiği cevap ise bana kalırsa gençlerin üzerinde ayrıca durması gereken yerlerden biri. Çünkü burada Hz. Hatice’yi sadece “ilk iman eden kişi” olarak tanımıyoruz. Eşini çok iyi tanıyan, O’nun güzel ahlakını bilen ve en zor anında O’na güven veren bir eş olarak da görüyoruz. Ardından Varaka bin Nevfel’e gidiliyor ve yaşananların peygamberliğin başlangıcı olduğu anlaşılıyor.

İlk üç kitap boyunca çocukluğundan gençliğine, evliliğinden Muhammedü’l-Emin olarak tanındığı yıllara kadar hayatını takip ettiğimiz Hz. Muhammed, artık Allah’ın elçisidir. Beklenen artık gelmiştir.

Fakat peygamberlik görevinin başlamasıyla her şey bir anda değişmiyor. Önce gizli davet dönemi başlıyor. Efendimiz en yakınındakilere anlatıyor. Hz. Hatice iman ediyor, ardından Hz. Ali ve Zeyd bin Harise… Sonra halkaya yavaş yavaş başkaları da ekleniyor. Bilal-i Habeşî’nin hikâyesine geldiğimizde ise o günkü Mekke’de köle olmanın ne demek olduğunu da görüyoruz. Bilal’in İslam’ı merak edişini, Zeyd’den dinlediklerini ve sonunda iman etmeye karar verişini takip ediyoruz. Böylece okur, İslam’ın Mekke’de nasıl başladığını yalnızca “ilk Müslümanlar şunlardı” diye ezberlemiyor; o insanların İslam’la nasıl karşılaştıklarını da hikâyenin içinde görüyor.

Bu seride, siyerin en çok bildiğimiz olaylarından bir kısmını izliyoruz. Hz. Hatice’nin evine misafir oluyor, Mekke’nin çarşısından geçiyor, Hira’nın sessizliğine çıkıyor, ilk vahyin heyecanını yaşıyor ve ardından İslam’ın ilk Müslümanlarla birlikte nasıl filizlenmeye başladığına tanıklık ediyoruz.

Seriyi başından beri takip eden okurlarımız için dördüncü kitabın ayrı bir anlamı var. Çünkü üç kitaptır yaklaştığımız o büyük ana nihayet geliyoruz. Artık “Beklenen”in neden Beklenen olduğunu çok daha iyi anlıyoruz.

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • Serinin ilk üç kitabında öğrenilen birçok parçayı anlamlı bir bütün hâline getirir.
  • Çocukların siyer bilgisini ezberlenen isim ve tarihlerden çıkarıp hayatın içinde anlamlandırmasını sağlar.
  • Peygamber Efendimizin aile hayatını, çocuklarının dünyaya gelişini ve Hz. Hatice ile kurduğu yuvayı yakından tanımayı sağlar.
  • Peygamber Efendimizin içinde yaşadığı toplumun yanlışları karşısındaki duruşunu görerek doğru ile yanlış üzerine düşünmeye imkân verir.
  • Peygamber Efendimizin Hira’ya uzanan arayışı üzerinden zaman zaman kalabalıktan uzaklaşıp düşünmenin ve insanın kendisiyle baş başa kalmasının değerini gösterir.
  • Hz. Hatice’nin Peygamber Efendimizin hayatındaki yerini yalnızca eşi ve ilk iman eden kişi olarak değil, en zor anında ona güven veren yol arkadaşı olarak da fark ettirir.
  • Hz. Hatice, Hz. Ali ve Zeyd bin Harise gibi ilk Müslümanların İslam’la nasıl buluştuklarını hikâye içerisinde tanımaya yardımcı olur.
  • İslam’ın Mekke’de hangi şartlar altında filizlenmeye başladığını, yalnızca isim ve tarihler üzerinden değil insanların yaşadıkları üzerinden anlatır.
  • Siyer bilgisini kronolojik olaylardan ibaret bırakmadan aile hayatı, dostluk, güven, sabır, merhamet ve cesaret gibi değerlerle birlikte ele alır.
  • Manga anlatımı sayesinde okurun Peygamber Efendimizin hayatındaki önemli olayları görsel bir hikâyenin içinde takip etmesine ve siyerle daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olur.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

“Sen sözün doğrusunu söylersin. Emanete riayet edersin. Akrabalarına iyi davranırsın. Fakirlere yardım elini uzatırsın. Gariplere kapını açar, onları evinde ağırlarsın.”

Yazar Ömer Faruk Paksu Hakkında

Aileden okumaya ve yazmaya meraklı biri… 1973 yılında Gaziantep’te doğdu. Kitaplarla iç içe büyüdü. Gaziantep İmam Hatip Lisesi’ni, ardından İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi.

Üniversite tahsili devam ederken yayıncılığa başladı. Gazete hazırladı, dergi çıkardı, kitaplara editörlük yaptı, ajans yönetti, bir süre yayıncılığın baskı aşamasında görev aldı. Ömrünün yarısından çoğu kitaplar, yazarlar ve çizerlerle geçti. Sayısını kendisinin de bilmediği binlerce esere editör, yayın yönetmeni ya da yayın danışmanı olarak katkıda bulundu.

Kitaplar yazdı, yazmaya devam ediyor. Özellikle çocukların dünyasında yaşamaktan ve onlar için yazmaktan büyük haz duyuyor. Hâlen Aile Yayınları’nın yayın danışmanı ve yazarı olarak çok sevdiği meslek hayatına devam ediyor. İki kızı, bir de kedisi var.