Piramit

Efsane Kahramanlar-3

Piramit

“Cemil!” dedi samimiyetle. “Seni ne kadar merak ettim biliyor musun? Nerelerdeydin bunca zamandır? Anlatsana, neler oldu? Piramit’i buldunuz mu?” Heyecanına rağmen sesini alçalttı sonra. “Ya vampir arkadaşın ne oldu?

“Sultan ve Dracula”da başlayan o kadim savaş, “Akıncı ve Vampir”de karanlığın yeniden can buluşuyla daha da büyümüş, şimdi ise bambaşka bir boyuta taşınmıştı. Gölgelerin arasına saklanan düşman artık tekbaşına değildi; izleri Amerika’nın karanlık sokaklarından İstanbul’un taş hafızasına kadar uzanan ölümcül bir sır, yeniden uyanıyordu.

New York’un dehlizlerinde kaybolanlar… Asırlardır korunan tılsımlı emanetler… Ve bütün insanlık tarihine meydan okuyan gizemli bir yapı: “PİRAMİT”

Gölgeler büyüyor, sırlar açılıyor… Ve efsane, üçüncü kez yeniden yazılıyor. Hazırsanız, karanlık bu defa bir piramidin tepesinden dünyayı sarsmaya geliyor.

Kitap Detayları

Yazar

Editör

Hatice Kübra Özdemir

Yaş Grubu

Kategori

Sayfa Sayısı

256

Ebat

13,5×21 cm

Cilt

Karton Kapak

Baskı Tarihi

Aralık 2025

Kitabı satın almadan önce incele

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

ISBN: 978-625-5790-25-5 Etiketler: , ,

Editörün Kaleminden

“Efsane Kahramanlar” serisinin üçüncü kitabı olan “Piramit”te karanlık, yalnızca gecenin rengi değil; örgütlenen, planlanan ve sabırla büyüyen bir gücün adı hâline geliyor. 1908’in New York’unda mafyanın gölgesinde açılan hikâye, kısa sürede sınırları aşan bir tehdide, görünmeyen bir hiyerarşiye ve insan iradesini zorlayan bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Sayfalar ilerledikçe karşınızdaki tehlikenin tek bir düşmandan ibaret olmadığını, katman katman yükselen bir düzenin içinde bulunduğunu fark ediyorsunuz.

Erhan Akhan’ın romanlarında sevdiğimiz bir damar var. Abartıya yaslanmadan, hızlı ve berrak akan bir kurgu kurabiliyor ve okuru, sahnenin içine çekip “Şimdi ne olacak?” duygusunu diri tutuyor. Yazarın biyografisinde de açıkça gördüğümüz gibi, hedefi tarih, aksiyon ve fantastik unsurları harmanlarken millî ve manevi değerlerimizle uyumlu bir dünya kurmak…

İşte “Piramit”, bu hedefin en net görüldüğü kitaplardan biri. Bir yandan vampir mitinin karanlık cazibesi, büyü ve örgütlenmiş kötülük; bir yandan vicdanın, sadakatin ve “doğru bildiğini yapma” cesaretinin inadı. Çünkü bu hikâyede kötülük yalnızca bir canavar formu değil; bazen düzen, bazen çıkar, bazen de “görünmez” bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.

Ve evet, romanın adı boşuna “Piramit” değil. Bu kelime, burada yalnızca bir taş yığınına işaret etmiyor; katman katman yükselen, tepesinde ışıldayan bir hedefi olan ve alt basamaklarında sayısız insanı ezebilen bir düzeni de anlatıyor. Cemil’in karşısına çıkan tehdit, bir kişiden ibaret değil, “dünyayı yöneten bir yapı” iddiasıyla konuşan bir zihniyet…

Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, karakterlerin birbirine “sahici” bağlarla bağlanması. Dostluk, omuz omuza durmak, güvenmek, incinmek… Hiçbiri aksiyonun hızında kaybolmuyor. Bir sahnede, denizin ortasında rüzgârın ve dalganın sesinden başka bir şey kalmadığında okur kısa bir nefes alıyor; sonra yine koşmaya, saklanmaya, çözmeye, yüzleşmeye devam ediyor.

Kitabın editörü olarak beni en çok etkileyen şey şu oldu: Roman, okurunu eğlendirirken onur, sadakat, vefa ve memleket duygusunu da diri tutuyor. Kahramanların içindeki “dönme” isteği, yalnız bir coğrafyaya dönmek değil; bir ahlaka, bir aidiyete, bir sorumluluğa dönmek.

Sayfaları çevirmeye başladığınızda, korkunun sesine değil, hakikatin fısıltısına kulak verin. Çünkü bu hikâyede asıl mücadele, yalnız dışarıdaki düşmanla değil, içerideki yılgınlıkla, şüpheyle ve teslimiyetle de veriliyor. Ve belki de bu yüzden, roman bittiğinde aklınızda sadece sahneler değil, bir cümle kalacak: “Güç, her zaman kalabalık değildir, bazen tek bir insanın ‘hayır’ diyebilmesidir.”

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • Karanlığın karşısına insan onurunu koyan anlatısıyla okura umut ve direnç duygusu aşılar.
  • Tarihsel arka planla örülmüş güçlü fantastik kurgusuyla okuru sürükleyici bir maceranın içine çeker.
  • Güç, inanç ve vicdan çatışmasını merkeze alan anlatımıyla zorlu seçimlerin bedelini net bir biçimde gösterir.
  • Korku ve gerilim unsurlarını ölçülü kullanarak okuru yormadan etkili bir atmosfer oluşturur.
  • Vampir mitini tarihsel gerçeklikle buluşturarak özgün bir kurgu kurar, yerli fantastik edebiyata katkı sağlar.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

Cemil, kılıcını almak için yeniden eski hâline dönmüş olan Jekyll’in yanına geldi. Çekmek için kılıcın kabzasını tuttuğunda Jekyll inleyerek gözlerini açtı. Hyde’ın delice bakışları silinmiş, yine o içine kapanık doktorun bakışları belirmişti. Henüz ölmemiş olsa da Jekyll son nefeslerini alıp verdiğinin farkındaydı. Gözlerini Cemil’e dikti. “Söylesene Osmanlı!” dedi inleyerek. “Nerede yanlış yaptım?” Cemil bir an bu ölümcül düşmanının hâline acıdı. “Basit doktor!” diye cevapladı. “İman kuvvetini hesap edemedin!”

Yazar Erhan Akhan Hakkında

1971 yılında Çanakkale’de dünyaya geldi. Ortaöğretimini Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamladıktan sonra sivil hayatı tercih etti ve lisans eğitimini. Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamladı. Askerlik öncesi iki yıl kadar MÜSİAD’da çalıştı. 1997 yılında kurduğu reklamcılık şirketiyle ticari hayata atıldı. Okul dergisinde şiir ve hikâyeleri, bir süre çıkarttığı yerel bir gazetede de makale ve araştırma yazıları yayınlandı.

2014 yılında hayalini kurduğu kitapları yazmaya başladı. İlk romanı olan “Selçuklu Arslanı” 2015 yılının Kasım’ında yayınlandı. Bu eseri diğer altı romanı takip etti. Tarih, aksiyon, fantezi ve bilim kurgu unsurlarını harmanlayıp, millî ve manevi değerlerimize uygun eserler üretmek en büyük gayesi. Romanlarında yoğun sanatsal betimlemeler yerine aksiyona ve kurguya ağırlık vermektedir. Gençlerle birlikte olmayı seven yazar, satırlarında onlarla buluşmaya devam ediyor. Evli ve biri erkek biri kız, iki çocuk babasıdır.