Ecdadımı Seveyim – 4

Ecdadımı Seveyim – 4

Eğlence ve Merasimler

Osmanlı şehrinde dolaşıyorsun…

Uzaktan sesi duyulan mehter davulu, “Benim sesimle herkes önemli bir günün başladığını anlardı!” diyor.

Biraz ileride rengârenk bir Osmanlı macunu, “Gel bakalım! Sana Osmanlı insanının nasıl eğlendiğini anlatacağım!” diye sesleniyor.

Tam o sırada iki minare arasından ışıl ışıl bir mahya beliriyor,

“Ben de Ramazan gecelerini sevgiyle aydınlatırım!” diyor.

Ama dikkat! Aynı yıllarda Avrupa’da şövalyelerin tehlikeli turnuvaları, kralların güç gösterileri ve kalabalıklara korkunun da karıştığı törenler düzenleniyor.

Bu kitapta, Osmanlı’nın sevinmeyi, eğlenmeyi ve kutlamayı nasıl bir edep ve ölçü içinde yaşadığını; devlet merasimlerinden halk şenliklerine uzanan renkli dünyasını keşfedeceksin.

Hazırsan, Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu seni bu neşe ve ihtişam dolu yolculuğa çağırıyor!

Kitap Detayları

Yazar
Çizer
EditörHatice Kübra Özdemir
Yaş Grubu
Kategori
Sayfa Sayısı64
Ebat13,5×21 cm
CiltKarton Kapak
Baskı TarihiHaziran 2026

Kitabı satın almadan önce incele

ISBN: 978-625-5790-52-1

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

Editörün Kaleminden

Büyük bir ilgi ve merakla okunan bu serinin siz sevgili okuyucularımıza bir yenisini daha tanıtmanın heyecanını ve neşesini taşıyarak bu metni kaleme alıyorum. Serinin en az diğer üç kitabı kadar özenle ve titizlikle kaleme alınan bu kitapta da yalnızca çocuklar değil, yediden yetmişe her yaş okuyucu, ecdadın eğlence ve merasim anlayışına hayran kalacak. Zira bendeniz dosyayı çalışırken hayran kaldım.

Bir medeniyeti tanımanın pek çok yolu vardır. Fakat bir toplumu gerçekten tanımak istiyorsak onun neye sevindiğine, nasıl sevindiğine, hangi günleri kıymetli gördüğüne de bakmamız gerekir.

Ecdadımı Seveyim-4 / Eğlence ve Merasimler işte tam olarak böyle bir kapı aralıyor. Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu, serinin bu kitabında okurlarını Osmanlı’nın eğlence, kutlama ve merasim dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Fakat bunu tarih kitaplarında sıkça karşılaştığımız uzun bilgilerle değil; çocukların hayal dünyasına hitap eden canlı, sıcak ve samimi bir anlatımla gerçekleştiriyor.

Serinin diğer kitaplarında da olduğu gibi, bu kitabın da üç özel anlatıcısı var: Mehter davulu, Osmanlı macunu ve mahya.

Mehter davulu, bizleri Osmanlı Devleti’nin resmî merasimlerine götürüyor. Padişahların tahta çıkışlarını, cülus törenlerini, kılıç alaylarını, elçi kabullerini ve devletin ihtişamını gösteren büyük organizasyonları kendi gözünden anlatıyor. Onun sesiyle birlikte çocuklar, bir devletin gücünün yalnızca ordularla değil; düzeniyle, teşrifatıyla ve gelenekleriyle de ortaya çıktığını fark ediyorlar.

Osmanlı macunu ise bambaşka bir dünyanın kapısını aralıyor. Bu bölümde sarayların resmî havasından çıkıp halkın arasına karışıyoruz. Mesire yerlerinde dolaşıyor, şenliklere katılıyor, meddahları dinliyor, Karagöz ve Hacivat gösterilerini izliyoruz. Çocuklar bu kısımda eğlencenin yalnız vakit geçirmek olmadığını; insanları bir araya getiren, dostlukları güçlendiren ve toplumsal bağları kuvvetlendiren bir kültür olduğunu görüyorlar.

Mahya ise kitabın en etkileyici anlatıcılarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Ramazan gecelerini, kandilleri, cami avlularını anlatıyor. Mahya sayesinde çocuklar, bir medeniyetin inancını nasıl estetikle buluşturduğunu keşfediyorlar.

Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de karşılaştırmalı anlatım anlayışı. Osmanlı’daki eğlence ve merasim kültürü anlatılırken, aynı dönem Avrupa’daki uygulamalara da yer veriliyor. Bu yaklaşım, çocukların geçmişi daha iyi anlamalarına ve kendi kültürel miraslarını daha bilinçli değerlendirmelerine yardımcı oluyor.

Dosyayı çalışırken Sezai Karakoç’un şu güzel dizeleri kulağımda bir çocuğun neşeli sesiyle daima çınladı:

“Fetihlerde bayram yapardık / İslam bir sevinçti kaplardı içimizi”

Haydi, şimdi mehter davulunun sesine kulak verelim; mesire yerlerinde dolaşalım, mahyaların ışığı altında geçmişin izlerini birlikte takip edelim!

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • Mehter davulu, Osmanlı macunu ve mahya gibi kişileştirilmiş karakterler aracılığıyla Osmanlı’nın eğlence ve merasim dünyasını keyifli bir anlatımla ele alır.
  • Cülus törenlerinden kılıç alaylarına kadar uzanan devlet geleneklerini sade bir dille aktarır.
  • Mesire yerlerinden seyirlik oyunlara kadar uzanan sosyal hayatı eğlenceli örneklerle gözler önüne serer.
  • Mahyaların ışığında, Osmanlı toplumunun dinî hayatını ve manevi atmosferini çocuklarla buluşturur.
  • Osmanlı’daki kutlama anlayışının düzen, paylaşım ve birlik duygusuyla şekillendiğini vurgular.
  • Osmanlı’nın eğlence kültürünü, Avrupa’daki uygulamalarla karşılaştırarak farklı medeniyet anlayışlarını gösterir.
  • Eğlence ve merasimlerin bir medeniyetin karakterini nasıl yansıttığını etkileyici örneklerle anlatır.
  • Çocuklara ecdadın kültürel zenginliğini tanıtan sürükleyici ve öğretici bir okuma deneyimi sunar.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

“Kur’an-ı Kerim’de, “Söyle onlara, sevineceklerse Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, evet bununla sevinsinler” buyurulmuştur. Hayatının her alanında İslami ölçüyü benimseyen Osmanlı insanı da çalışmanın yanında dinlenmeyi, konuşmanın yanında dinlemeyi, ibadetin yanında ailece bir araya gelmeyi, hayatın ağırlığı arasında nefes almayı bilirdi.”

Yazar Nilhan Osmanoğlu Vatansever Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve 99. İslâm halifesi Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunlarından olan Nilhan Osmanoğlu Vatansever, hanedanın sürgün yıllarından sonra Türkiye’de doğan ilk sultan unvanını taşımaktadır.

Ailesi, Osmanlı Hanedanı’nın uzun sürgün sürecini yaşadıktan sonra 1974 genel affıyla birlikte vatan toprağına dönmüş, Nilhan Osmanoğlu da İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya gelmiştir. Dedelerinden miras aldığı tarihî sorumluluk bilinci ve hanedan terbiyesiyle büyüyen Osmanoğlu, bugün Osmanlı kültür ve medeniyet mirasını çağımıza taşıyan en önemli temsilcilerden biridir.

İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü mezunu olan Osmanoğlu, European University of Lefke’de Halkla İlişkiler ve Reklamcılık eğitimi almış; ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde yüksek lisans akademik yolculuğuna devam etmektedir. İngilizce ve Arapça bilmektedir.

Toplumsal fayda odaklı projeleri, eğitim ve kültür çalışmalarıyla tanınan Osmanoğlu; hanedanın köklü mirasını günümüz ihtiyaçlarıyla birleştirerek yenilikçi adımlar atan bir girişimci kimliğiyle öne çıkmaktadır. Kendi adını taşıyan Nilhan Sultan markasıyla Osmanlı gelenek ve göreneklerini modern yaşama uyarlayan projelere imza atmıştır.

Ayrıca Osmanlı aile kültürü, Osmanlı protokolü, adab-ı muaşeret, yemek ve koku kültürü, Enderun eğitimi gibi konularda ulusal ve uluslararası konferanslar vermekte; Sultan II. Abdülhamid Han’ın ilmî ve siyasî mirasını genç nesillere aktarmaktadır.

Eserleri arasında Mahpeyker Kösem Sultan, Osmanlı’dan Bugüne Neyi Kaybettik?, Devlet Gibi Düşünmek ve Koku İlmi bulunmaktadır.

1987 doğumlu olan Nilhan Osmanoğlu, evli ve iki çocuk annesidir. Kızı Hanzade ve oğlu Mehmed Vahdeddin ile birlikte hem aile hayatını hem de temsil sorumluluğunu büyük bir zarafetle yürütmektedir.