Kur’an Psikolojisi

Kur’an Psikolojisi

“Çünkü Kur’an, inananlar için ancak bir şifadır.” (Fussilet, 44)

Fıtrat Pedagojisi kitabıyla yüz binlerce annenin yoluna ayet çiçekleri seren Hatice Kübra Tongar, bu defa Kur’an-ı Kerim’in sayfalarına bir psikolog olarak bakıyor.

Güvenli bağlanma, psikolojik rezilyans, öz değer inşası,  duygusal regülasyon, mindfulness ve diğer psikolojik kavramlar, Kur’an’ın insan psikolojisini adım adım inşa eden yol haritasıyla muhteşem manalara bürünüyor.

Bu kitap, Kur’an’daki kısa sureleri; ruhun dağılmış parçalarını toplayan birer psikolojik şifa reçetesi olarak ele alıyor.

Okuruna; kaygıyı yatıştıran, öfkeyi sınırlandıran, değersizlik hissini onaran,  insanı istikamete yerleştiren bir iç düzen haritası sunuyor.

Ruh sağlığına iyi gelecek öneriler, kısa surelerin satırlarından imbik imbik süzülüyor.

“Kur’an-ı Kerim, bir psikoloji kitabı değildir.  Lakin her bir ayet, insana şifa reçeteleri sunan derin psikolojik anlamlar içerir. Zira Kur’an, insanı katman katman yaratan ve onun tüm ruhsal yollarını en başından bilip anlatan Yaratıcı’nın beyanıdır.”

Kitap Detayları

Yazar

Editör

Ayşe Çetintaş

Yaş Grubu

Kategori

,

Sayfa Sayısı

216

Ebat

15,5×23 cm

Cilt

Karton Kapak

Baskı Tarihi

Ocak 2026

Kitabı satın almadan önce incele

Satın Al

Kitabımızı aşağıdaki platformlardan satın alabilirsiniz.

ISBN: 978-625-5790-26-2 Etiketler: ,

Editörün Kaleminden

Kur’an’ı ne ilk defa okuyorum ne de kısa sureleri bilmiyorum. Fatiha’yı, Fil’i, Kevser’i, Tebbet’i ezberden okuyabilirim. Ama ilk kez, bu surelerin bana bugün ne söylediğini Kur’an Psikolojisi’yle birlikte bu kadar açık, bu kadar derinden hissettim.

Kur’an Psikolojisi, “ayetlerin anlamı”ndan ziyade, ayetlerin insanın iç dünyasında neye dokunduğunu anlatan bir kitap. Satırlar arasında dolaşırken kendimi uzun bir sohbetin ortasında hissettim. Hani biri karşınıza oturur da “Gel, bunu birlikte düşünelim” der ya… İşte Hatice Kübra Tongar bu samimi niyeti fısıldıyor okuruna.

Namazda her gün tekrar ettiğimiz sureler var. Dilimizde dolaşıyor ama çoğu zaman kalbimize uğramadan geçip gidiyor. Fıtrat Pedagojisi kitabıyla yüz binlerce eve misafir olan Hatice Kübra Tongar, bu kitapta o sureleri alıp bugünün insanının zihnine ve ruhuna taşıyor. Kaygıdan yorulmuş, hızdan bunalmış, sürekli kendini yetersiz hisseden modern insanın tam gündemine yerleştiriyor.

Mesela Fatiha…

Şükürle başlayan bir bakışın kaygıyı nasıl yatıştırdığı, yönünü kaybetmiş bir zihnin istikamet ihtiyacının nasıl karşılandığı fark ediliyor. Belirsizlikle savrulan ruh, kelime kelime toparlanıyor. Okurken şunu düşündüm:

“Demek ki biz Fatiha’yı çok okuyoruz ama az yaşıyoruz.”

Kitap ilerledikçe kısa sureler birer “psikolojik reçete” gibi açılıyor. Fil Suresi’nde güç ve kibrin insanı nasıl körleştirdiği konuşuluyor; her şeyi kontrol edebileceğini zanneden, sınır tanımayan zihniyetle yüzleştiriyor insanı.  Kureyş, alışkanlıkla körleşmeyi, nimeti sıradanlaştırmayı hatırlatıyor. Mâûn, iyiliği söylemde bırakıp davranıştan koparan bir dindarlık biçimini sessizce ifşa ediyor. Kevser, “yetmiyorum” duygusuyla yaşayan kalbe bereketin sayıyla değil, anlamla çoğaldığını fısıldıyor. Kâfirûn, herkesle aynı anda iyi geçinmeye çalışırken kendi sınırlarını kaybeden insana, netliğin bir sertlik olmadığını; nahif bir üslupla da sınırların çizilebileceğini hatırlatıyor. Nasr ise başarıyı kendinden bilen bilince, başarının asıl sahibinin kim olduğunu gösteriyor.

Ve elbette Tebbet Suresi…

Ebu Leheb ve eşi sadece tarihsel bir figür olarak ele alınmıyor bu kitapta. Asıl soru şu oluyor:

Ebu Leheb ve eşi bugün nerede?

Daha da çarpıcısı:

Ebu Leheb’in ve cehenneme odun taşıyan eşinin bir parçası bazen bizim içimizde nasıl yaşıyor?

Kibirle, hırsla, “Ben bilirim” diliyle, hakikati bile bile görmezden gelen tarafımızla… Bu sureyi okurken insanın yüzü biraz kızarıyor. Çünkü lanetlenen şey sadece bir kişi değil; bir tutum, bir zihniyet, bir körleşme hâli. Ve bu, insanın kendine dönmesini mecbur kılıyor.

Kitap boyunca en çok hoşuma giden şeylerden biri şu oldu:

Kur’an, bir “yargı kitabı” gibi sunulmuyor. Tam tersine, iyileştiren, düzenleyen, toparlayan ve dahi güzelleştiren bir kılavuz olarak karşımıza çıkıyor. Modern psikolojinin bugün konuştuğu kavramlar — güvenli bağlanma, duygusal regülasyon, öz değer, farkındalık — ayetlerin içinden doğal bir şekilde akıyor.

Bu kitabı okurken sık sık şu soruya maruz kalacağınızı düşünüyorum:

“Ben bu sureleri gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece ağız alışkanlığıyla tekrar mı ediyorum?”

İşte tam da bu noktada Kur’an Psikolojisi, okurunu suçlamıyor ama uyandırıyor. “Daha din-dar ol” demiyor; “daha farkında ol” diyor. Ve belki de bu yüzden insanın kalbine daha kolay dokunuyor.

Kitabı bitirdiğinizde namazda ya da gündelik hayatta okuduğunuz surelere karşı bakışınızın değişeceğine inanıyorum. Aynı kelimeleri artık başka bir yerden seslendireceksiniz.

Kısacası bu kitap; Kur’an’ı sadece okunan bir metin olmaktan çıkarıp, yaşanan bir iç yolculuğa dönüştürüyor. Ve insan, bu yolculuktan biraz daha toparlanmış, biraz daha sakin, biraz daha kendine yakın bir hâlde çıkıyor.

O zaman kısa surelerden süzülen psikolojik şifa reçeteleri Aile’mizden Aile’nize gelsin…

Bu Kitabı Neden Okuyalım?

  • Kur’an’ı yalnızca okunan bir metin olmaktan çıkarır; insanın iç dünyasına temas eden, yaşanan bir rehbere dönüştürür.
  • Namazda her gün tekrar edilen kısa surelerin, bugünün insanının kaygılarına, kırılganlıklarına ve anlam arayışına nasıl karşılık verdiğini fark ettirir.
  • Ayetleri tarihsel bir anlatı olarak değil; insan psikolojisini düzenleyen, dengeleyen ve onaran bir iç yol haritası olarak ele alır.
  • Şükür, güven, sınır koyma, teslimiyet, öz değer, kibir ve körleşme gibi temel insani meseleleri; Kur’an’ın diliyle ama bugünün kavramlarıyla düşünmeye çağırır.
  • Ebu Leheb’i yalnızca lanetlenmiş bir figür olarak değil; her çağda yeniden üreyen bir zihniyet ve insanın içindeki karanlık eğilimler üzerinden okuma cesareti kazandırır.
  • Modern psikolojinin konuştuğu pek çok kavramın, Kur’an’da karşılığını bulan derin bir fıtrat bilgisinin parçası olduğunu gösterir.
  • Kur’an’ın emir ve uyarılarını kuru kurallar hâlinde değil; insan ruhunu koruyan, iyileştiren ve istikamete yerleştiren bir merhamet diliyle sunar.

Ailece Bu Cümleye Bayıldık

“İnsan zihni, yaşadığı olaylara anlam veremediğinde kaosa düşer. Belirsizlik uzadıkça kaygı artar, beynin alarm sistemi sürekli tetikte kalır ve sağlıklı karar verme kapasitesi zayıflar. Kur’an, insanın bu dağınıklığını fark etmiş; zihni ve kalbi aynı merkezde toparlayan bir anlam omurgası inşa etmiştir.”

Yazar Hatice Kübra Tongar Hakkında

Nörobilim doktorantı, uzman psikolog, çocuk gelişimi uzmanı ve aile danışmanıdır. İlk kitabının yayınlandığı 2009 yılından bugüne kadar kitapları milyonlarca okura ulaşmış ve farklı dillere çevrilerek ülke sınırlarını aşmıştır.

Evli, üç çocuk ve iki kedi annesi olan Tongar, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Aile Yayınları’nda bebeklere, çocuklara, gençlere ve yetişkinlere içerikler üretmektedir.

Şu an evine gidip baksak onu ya kitap okurken ya bir şeyler yazarken ya da çocuklarıyla oynarken bulmamız muhtemeldir.